BigCat Research
Sahadaki gerçek deneyim yazılı süreç ve hizmet standardıyla uyumlu mu?
Yazılı süreç doğru görünse bile sahadaki gerçek deneyim farklı yaşanabilir. Uyum, belge ile uygulama arasındaki mesafeyi müşteri ve çalışan gözünden okumayı gerektirir.
Süreç dokümanları kurumun ne yapmak istediğini gösterir; saha deneyimi ise bunun gerçekten nasıl yaşandığını anlatır. Talimat açık olsa da sistem yavaşlığı, yetki sınırı, fiziksel düzen, müşteri yoğunluğu veya çalışan alışkanlığı uygulamayı değiştirebilir. Araştırma bu mesafeyi görünür kıldığında standart metniyle gerçek hizmet arasında köprü kurulur.
Sahadaki gerçek deneyimin yazılı süreç ve hizmet standardıyla uyumlu olup olmadığı, yalnızca denetim kutucuklarıyla anlaşılmaz. Bu soruda asıl mesele ortalamanın iyi ya da kötü görünmesi değildir. Deneyim, yönlendirme, açıklama, bekleme, çözüm ve çalışan davranışının birleştiği somut anlarda oluşur. Araştırma bu anları parçalara ayırıp tekrar bir araya getirdiğinde kurum hangi temasın gerçekten belirleyici olduğunu görür.
Bu çalışma süreç dokümanını, saha gözlemini, çalışan anlatılarını, müşteri geri bildirimini ve işlem kayıtlarını aynı akış içinde karşılaştırmalıdır. Veri kaynakları birbirinin yerine geçmez. İşlem kayıtları süreyi, gözlem davranışı, müşteri anlatısı algıyı, çalışan sesi ise uygulama koşulunu taşır. Bu parçalar birlikte kurulmadığında ekip çok veri görür ama nereden başlayacağını seçmekte zorlanır.
Bir kurumun niyeti belge üzerinde tutarlı olabilir; müşteri ise niyeti değil yaşadığı anı hatırlar. Bu okuma Kullanıcı, müşteri veya çalışan hangi temas noktasında zorlanıyor, Fiziksel ortam, yönlendirme, bekleme veya iletişim hangi algı riskini yaratıyor, Hangi aksamalar hızlı aksiyonla giderilebilir, hangileri yapısal iyileştirme gerektirir ve Bayi veya lokasyon ağı müşteriye aynı hizmet standardını sunuyor mu başlıklarıyla yan yana geldiğinde daha tamamlanmış bir çerçeve verir; çünkü her biri deneyimin başka bir anını görünür kılar. Bu nedenle çıktı, yalnızca geçmiş performansı anlatan bir metin olmamalıdır. Hangi adımın hemen düzeltileceği, hangi alanın pilotla sınanacağı ve hangi değişimin daha kapsamlı plan isteyeceği aynı yerde görünmelidir.
Belge ne söylüyor, saha ne yapıyor?
İlk adım yazılı sürecin hangi davranışı beklediğini açık biçimde çıkarmaktır. Bu alanın değeri, müşteri etkisiyle operasyon yükü birlikte yazıldığında artar. Sadece müşterinin ne hissettiği değil, çalışanın bunu düzeltmek için hangi görünmez emeği verdiği de hesaba katılmalıdır.
Daha sonra aynı davranışın sahada gerçekten görülüp görülmediği, görülmüyorsa neden uygulanamadığı incelenmelidir. Takip göstergesi seçilirken de çözüm tipine sadık kalmak gerekir. Davranış değişimi gözlemle, süreç değişimi işlem verisiyle, algı değişimi müşteri anlatısıyla birlikte izlenmelidir.
Son kullanıcı ya da müşteri bu değişimi fark etmeyecekse önerinin etkisi yeniden düşünülmelidir. Bazı iç düzenlemeler ekip için rahatlama yaratır ama deneyime yansımaz; bazı küçük açıklamalar ise dışarıda büyük güven artışı sağlar. Öncelik bu farkla belirlenmelidir.
Uyumsuzluk hata mı, koşul mu?